Temelde obsesyonların ve/veya kompulsif davranışların varlığıyla kişiye rahatsızlık verecek derecede kendini gösteren bir bozukluktur. Obsesyon (saplantı); insan zihnine zorla giren ve doğru olmamasına rağmen inanmak zorunda hissettiren, rahatsızlık verici, ısrarcı ve tekrarlayıcı imge ve düşüncelerdir. Kompulsiyon (zorlantı) ise obsesyona yanıt olarak kişinin yapmaya zorunlu hissettiği, tekrarlayıcı davranış ya da zihinsel eylemdir. Obsesyonlar kişide endişeyi arttırır ve kompulsif davranışlar bu endişeyi belirli ölçüde azaltır. Ayrıca kişi, obsesif düşüncelerinin ve kompulsif davranışlarının saçma olduğunu bilir.

En yaygın obsesyonlar; bulaşma, kendine ya da başkalarına zarar verme, cinsel içerik, sağlıkla ilgili endişeler ve simetri-düzeltme ile ilgilidir. Yaygın kompulsif belirtiler ise; temizlik ya da yıkanma, kontrol, düzen, sayma, tekrarlama, etkisiz hale getirme amaçlı obsesyonlar (zihinsel kompulsiyon), dokunma ve toplamadır.

OKB’si olan bireyler, gündelik yaşamlarında bir işi yapıp yapmadıkları, eksik bırakıp bırakmadıkları,  kendilerine veya bir başkasına zarar verip vermedikleri gibi konularda şüphe içinde olduklarını dile getirmektedirler. Sağlıklı bireyler bu kişilere göre daha hızlı karar verirken; OKB’si olan bireyler karar verip sonuçları ile yüzleşmek yerine tekrarlayan düşünceler ve davranışlarda bulunurlar ve harekete geçmekte güçlük yaşamaktadırlar.

Sık Görülen Obsesyon Çeşitleri 

Bulaşma (kontaminasyon) obsesyonları: OKB’si olan bireylerin yaklaşık %45-55’inde görülen obsesyondur. Bu obsesyonlar gözle görülemeyen mikrop, kir veya zararlı etkenlerle kişinin kirleneceği, enfekte olacağı şeklinde bir kaygı ile kendini gösterir. Kapı kollarına dokunma, el sıkmaktan, hayvanlara dokunmaktan veya kendi vücut salgılarından korkma gibi düşünceleri içerir. Bu obsesyonlara genellikle temizlik, kaçınma, yıkama, yıkanma kompulsiyonları eşlik etmektedir. Kokulan nesne çoğu zaman kaçınılması zor olan idrar, toz ya da mikrop gibi nesnelerdir. Bulaşma obsesyonları olan kişiler, genellikle, en ufak temasla b,le nesneden nesneye ya da kişiden kişiye bulaşma olabileceğine inanırlar ve mikroptan korktuğu için evden çıkamıyor ya da ellerini yıkamaktan derisi zarar görmüş olabiliyor.

Kuşku obsesyonları: En sık görülen ikinci belirti kuşku obsesyonudur. Bir işi yapıp yapmadığından emin olamama ile ilişkilidir ve bunu genellikle kontrol etme kompulsiyonu izler. Ayrıca obsesyonel benlik kuşkuları vardır ve her zaman bir şeyi unuttuklarından ya da yaptıkları bir şeyden ötürü suçluluk hissederler ve huzursuzluk duyarlar. Bu obsesyon çoğu zaman bir tehlikeye de işaret edebilir ve kişi yaşanan kuşkudan ötürü ocağı söndürmek için defalarca eve dönmek zorunda kalabilir.

Saldırganlık obsesyonları: Gözlenebilir kompulsiyon olmaksızın, zihne yerleşen bu obsesyonlar, genellikle, saldırgan bir eylemle ilgili yineleyici düşüncelerdir. Bunlar; dikkatsizlik nedeniyle kendisine veya çevresindeki kişilere zarar verme, öldürme düşüncesi, şiddet içeren korkutucu imgeler, utanılacak bir şey yapmaktan korkma ile ilgili obsesyonlardır. Kişi bu düşüncelerinden ötürü kendi kendini kınamaktadır. Bu obsesyonun yaygınlığı %10-20 arasında değişmektedir.

Biriktirme obsesyonları: Hobi veya maddi değeri olan eşyalardan ziyade gereksinim duyulmamasına rağmen birçok şeyin satın alınması veya sahip olunan hiçbir şeyin atılamaması tarzında obsesyonlardır.

Cinsel obsesyonlar: Aile, akraba veya arkadaş gibi tanıdık ya da yabancı birileriyle, çocuklarla veya eşcinsellikle ilgili istenmeyen cinsel içerikli düşüncelere kapılma obsesyonlarıdır. Bu obsesyonun Obsesif Kompulsif Bozukluklarda görülme sıklığı %13-26 arasındadır.

Dini obsesyonlar: Genellikle, dindar kişilerde, günah sayılan düşüncelerin akla gelmesi şeklinde ortaya çıkar. Tanrıya veya dini değerlere küfretme, varlığını inkar etme gibi dinsizlikle ilgili düşüncelere sahip olmaktan kaygılanma ve bu düşüncelerden dolayı ceza almaktan korkma gibi durumları içeren obsesyonlardır. görülme sıklığı %11-42 arasında değişmektedir.

Simetri, düzen obsesyonları: Kişinin her şeyi yerli yerinde düzgün ve sırasında olması gerektiğini düşünme ve hissetmesiyle ilgili obsesyonlardır. Havluların, resimlerin ve kitapların aynı hizada olması, eşyaların yerinde bulunması ve el yazısının mükemmel olması gerektiği gibi düşüncelerdir Daha çok bu tür obsesyonlara; kontrol, sayma, sıralama ve düzenleme gibi kompulsiyonlar eşlik eder. Kişinin her şeyi belirli yerinde düzgün ve sırasında olması gerektiğini düşünmesi ve hissetmesiyle ilgili obsesyonlardır. Bunlar; havluları, resimlerin veya kitapların aynı hizada olması, eşyaların yerinde bulunması ya da el yazısının mükemmel olması gerektiği ile ilgili düşüncelerdir.

Somatik obsesyonlar: Kişilerin, kendilerinde kanser veya AIDS gibi tedavisi zor olan hastalıkların bulunduğunu ya da bu hastalıklara yakalanma ihtimallerini düşündükleri obsesyonlardır.

Obsesif Kompulsif Bozukluğun Epidemiyoloji

OKB, genel popülasyonun %2-3 arasındaki bir kısmını hayatları boyunca bir noktada etkileyebilmektedir. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere göre biraz daha yüksektir. Erken yaşta başlangıç daha yaygındır ve kontrol etme kompulsiyonları daha sık görülür. Kadınlarda ise geç yaşta başlangıç daha yaygındır ve temizlik kompulsiyonları ile daha sık karşılaşılır. OKB genellikle ergenlik ya da genç erişkinlik çağlarında başlasa da çocukluk çağında başladığı da olur.

Obsesif Kompulsif Bozukluğun Etiyolojisi

Obsesif kompulsif bozuklukta orta düzeyde bir genetik etkiden söz edilebilir (%30-50). Serotonin başta olmak üzere Dopamin ve Asetilkolin biyokimyasalları da sorumlu olabilir. Ayrıca beyindeki yapısal değişikliklerin etkisi ile ilgili bulgular ortaya atılmıştır. Psikodinamik bakış açısına göre anal-sadistik döneme (örn., katı tuvalet eğitimi) saplanma, bu bozukluğun kirlenme ve agresyon ile ilişkisi vardır. OKB kişilik yapısı toplumsal beklentiler ile bağlantılı olabilmektedir. Ayrıca OKB davranışın sonuçlarının pekişmesiyle öğrenilmiş de olabilir. Bu durumda kompulsif davranışların olumsuz pekiştirme işlevi görür. Başka bir yaklaşıma göre OKB olan kişiler herkeste olabilecek obsesyonların aktif olarak bastırmaya çalışırlar ve düşünceyi bastırmaya çalışmak o düşünceyle aşırı uğraşa neden olur. Hastaların % 50-70’inde belirtiler, gebelik, cinsel bir sorun ya da bir yakının ölümü gibi stresli bir olaydan sonra başlar.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi

Sıklıkla ilaç ve psikoterapi desteğinin birlikte alınması halinde daha hızlı iyileşme gerçekleşmektedir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) yaklaşımında yer alan maruz bırakma ve tepkiyi önleme teknikleri de OKB tedavisinde etkili olmaktadır. Bazı durumlarda alternatif psikoterapi yaklaşımlarına da başvurulabilmektedir. Eğer, kompulsif davranış varsa ve bu durum çocuklukta başlamışsa ayrıca eşlik eden Majör depresyon tanısı varsa tedaviye direnç artar.