Davranım bozukluğu, çocuğun yaş ve gelişim özelliklerine uygun olarak uyabileceği başlıca toplumsal değer ve kuralların hiçe sayıldığı, sürekli ve yineleyici bir davranış problemidir. Sürekli ve yineleyici olmasının yanı sıra çocuğun aile, okul ve toplum ile ilişkisini de sekteye uğratan bir bozukluktur.

Davranım Bozukluğunun Nedenleri:

Davranım bozukluğunun nedenleri incelendiğinde hatalı anne baba tutumları, çocuğun ihmal ve istismara maruz kalması, anne ve babanın alkol ve uyuşturucu madde kullanması, anne ve babanın depresyon, kişilik bozukluğu gibi ruhsal hastalıklara sahip olması en önemli nedenler arasında sayılmaktadır.

Genetik faktörlerin etkili olduğu kabul edilse de genel yaklaşım genetik ve çevresel faktörlerin bir arada rol oynadığı yönündedir. Yapılan çalışmalar çocuklukta başlayan davranım bozukluğunda genetik faktörlerin etkisinin, daha geç yaşlarda başlayanlara göre daha güçlü olduğunu ifade etmektedir.

Belirtileri:

Davranım bozuklukları başlangıç yaşına bağlı olarak çocuklukta başlayan tip ve ergenlikte başlayan tip olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Çocuklukta başlayan tipte saldırganlık ve toplum karşıtı davranışlar çocukluğun erken yıllarında başlar, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde de devam eder. Bu grupta görülen davranışlar, geç başlayanlara göre daha ciddidir ve bu grup aşırı saldırganlık ve suça yönelim göstermektedirler.

Davranım bozukluğu olan çocukların erken dönemden itibaren bazı özellikleri dikkat çekmektedir. Bu çocukların bebeklik döneminde güvensiz kaçınmacı bağlanma görülürken, okul öncesi yıllarda öfke nöbetlerinin sıklıkla görüldüğü ifade edilmektedir. Okul döneminde daha az empati kuran bu çocuklar, genellikle bu özellikleri nedeniyle akranları tarafından reddedilirler.

Tedavi:

Davranım bozukluğu olan çocukların tedavisinde çocuğu, aileyi ve toplumsal çevreyi birlikte ele alan, danışmanlık ve rehberliğe ağırlık veren bir yaklaşım sergilenmektedir.

Sosyal beceri eğitimi, uygun sosyal davranışların pekiştirilmesi, uygun modeller ile birlikte zaman geçirmesinin sağlanması, problem çözme eğitimi bu çocuklar için önemlidir.

Çocuğun bu becerileri kazanmasında oyun terapisi en etkili yoldur. Alışkın olduğu oyun ortamı, çocuğun yaşadıklarını, duygularını ifade etmesini kolaylaştırır. Davranışlarını etkileyen kızgınlıklarını, korkularını, üzüntülerini hayal kırıklıklarını anlayabilmek oyunlar sayesinde mümkündür.